1.DİKKATİNİ DAĞITACAKSIN
Çok önemli bir bilgiyi ezberlemek mi gerekiyor? O zaman öğrenmeyi
çalıştığınız konudan daha farklı bir şey üzerinde çalışmanız lazım.
Böylece beyin asıl bilgiyi depolamak için daha çok güç harcayacak. 2007
yılında araştırmacılar UCLA Üniversitesi'nden öğrencilerden 48 çift
kelimeyi ezberlemeye çalışmalarını istedi. Ülke=Rusya, çiçek=papatya
gibi kelime çiftlerini çalışan öğrencilerden bazıları, papatyanın
yanında diğer çiçeklerin isimlerini de inceledi ve bu öğrenciler daha
çok kelime çiftini ezberlemeyi başardı. Eğer dikkatinizi çeken başka
bir öğe daha varsa, asıl ezberlemek istediğiniz kavramı daha iyi
öğrenirsiniz.
2.ÇOK KAHVE İÇMEYECEKSİN
İster kahve ister Red Bull yoluyla olsun, kafein mutlaka vücudu
diriltip zekâyı keskinleştiren özellikler sunuyor. Ancak araştırmalara
göre kafeinle kurduğumuz ilişkide yanlışlıklar var. Örneğin Türkiye ve
İngiltere'de yapıldığı gibi düzenli aralıklarla çay içmek, beynimiz
için Starbucks'da dev bir kahve içmekten daha iyi sonuç veriyor. Bunun
sebebi de kafeinin beyindeki alıcıları bloke etmesi. En yüksek seviyede
farkındalık için ufak dozlarda çay içmek daha faydalı. Üzerinde
araştırma yapılan denekler, ufak dozda alınan içeceğin onları
sakinleştirip zihinlerini açtığını söylüyor. Büyük boy bir kahve ise
tam tersi etki yapabilir.
3.OLUMLU DÜŞÜNECEKSİN
Yeni şeyler öğrenmek beyni güçlendirir. Özellikle de yeni şeyler
öğrendiğinizi düşünüyorsanız beyniniz güçlenir. Zekânızın güçlendiğini
düşündükçe zekânızı güçlendirirsiniz. Stanford Üniversitesi'nden
psikoloji profesörü Carol Dweck'in yaptığı araştırmalara göre önüne
çıkan zorluklara rağmen denemeye devam et görüşünde olan deneklerin
beyinleri daha çok geliştirilebilir. Savunmacı ol, çabuk vazgeç
yaklaşımındaki deneklerin beyinleri ise aynı şekilde gelişmiyor.
4.PANİK YAPMAYACAKSIN
Eğer bir ayıdan kaçıyorsanız, stres duygusu faydalı olabilir; stres
sayesinde daha hızlı koşarsınız. Ancak satranç oynarken aynı endişe
duygusu beyni işlevsizleştiriyor. Aşırı stres anlarında neandertal
moduna geçip medeniyetin öğrettiği özelliklerimizi kaybediyoruz.
Beynimizin amygdala isimli bölümü, korku merkezi işlevi görüyor ve
endişe anlarında harekete geçiyor. O zaman yaratıcılık, espri duygusu
yok oluyor. Peki içimizdeki mağara adamını (veya kadınını) nasıl
yenebiliriz? Sakinleşerek ve beyne her şey yolunda mesajı göndererek.
Yoga yapmak da iyi bir seçenek.
5.DÜZENSİZLİĞİ SEVECEKSİN
Hayata karışın. UCLA'in psikoloji bölümünden Robert Björk, düzenli
değil, düzensiz biçimde algıladığımız bilgileri daha iyi öğrendiğimizi
söylüyor. Beynimiz hayatın kaotik yapısını içselleştirdiği için
bilgiyle kurduğu ilişkide de kaostan hoşlanıyor.
6.EGZERSİZ YAPACAKSIN
Aerobik yapmak yaşlı insanların beynindeki gri ve beyaz bölgeleri
yeniden oluşturuyor. Aerobik yapmanın zekâya faydası büyük. Ağırlık
kaldırmak ise zekâyı kesinlikle etkilemiyor. Stres yaratan durumlarla
karşılaşınca insanlar çoğunlukla nefesini tutar; yoga yaparak bu tür
kötü alışkanlıklardan kurtulmak mümkün. Baskı altında yanlış nefes alıp
verdiğimiz için zekâmız geriliyor. Doğru nefes almayı öğreten yognnın
bu yüzden beyne etkisi çok olumlu.
7.ACELE ETMEYİP YAVAŞLAYACAKSIN
Bu cümleyi okumak iki buçuk saniyeden fazla zamanınızı almamalı.
Eğer alıyorsa cümlenin içeriğini tam olarak anlayamayacaksınız.
Retinadaki motor tepki ve kelime görüntüsünün beyne ulaşması sonucunda
dakikada en çok 500 kelime okuyabiliyoruz. Massachusetts
Üniversitesi'nden psikolog Keith Rayner, "Hızlı okumak diye bir şey
yoktur. Tabii ki okurken yazılanı anlamaktan da bahsediyorsak," diyor.
Hızlı okurların okudukları metin konusunda kendilerine sorulan soruları
yavaş okuyanlara göre çok daha yavaş cevaplayabildikleri kanıtlandı. O
yüzden yavaş okumak iyidir, hatta dudaklarınızı oynatarak kelimeleri
fısıldayabilirsiniz.
( biymed.com'dan alıntıdır.)
Tags:
beyin,
kas,
gelişim,
zeka,
bilim